<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Smart Marketing Journal</title>
	<atom:link href="http://smj.ph.com.tr/blog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://smj.ph.com.tr/blog</link>
	<description>Pazarlamanın geleceğine ait yazılar...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 May 2012 17:51:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>15 Mayıs 2012 Tatili!</title>
		<link>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/15-mayis-2012-tatili/</link>
		<comments>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/15-mayis-2012-tatili/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 May 2012 17:51:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aslı Sübaşı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://smj.ph.com.tr/blog/?p=3894</guid>
		<description><![CDATA[Evet, yanlış duymadınız 15 Mayıs resmi tatil ilan edildi!  Peki nedir bu 15 Mayısı tatil ettiren şey? Fikriniz yok sanırım? &#8230; Tabi ki Diablo 3&#8242;ün açıklanan çıkış tarihi! Evet Diablo sevenler yıllardır beklediğimiz  an en sonunda geldi, çok kısa süre sonra Tristram yollarında tekrar koşturuyor olacağız! Yanınıza yetecek kadar su alın, yemek siparisi icin telefonunuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, yanlış duymadınız 15 Mayıs resmi tatil ilan edildi!  Peki nedir bu 15 Mayısı tatil ettiren şey?</p>
<p>Fikriniz yok sanırım?</p>
<p>&#8230;</p>
<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/diablo.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3895" title="diablo" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/diablo.jpg" alt="" width="450" height="334" /></a>Tabi ki <strong>Diablo 3&#8242;</strong>ün açıklanan çıkış tarihi! Evet Diablo sevenler yıllardır beklediğimiz  an en sonunda geldi, çok kısa süre sonra Tristram yollarında tekrar koşturuyor olacağız!</p>
<p>Yanınıza yetecek kadar su alın, yemek siparisi icin telefonunuz yanınızda bulunsun ya da daha iyi fikir: alt+tab yapıp hemen yemeksepetine bağlanın. Kişisel tavsiyem yanınıza şekerli birşeyler de almanızdır malum uzun süreli oyun sonrasında bir yorgunluk olabilir çok fazla uyku ile vakit kaybetmemeliyiz şekerli yiyecekler işimizi bir nebze de olsa enerji vererek görecektir.  Aslında uykuyu kaldırmanın başka doğal bir yolu var ama bunu söylemiyorum Diablo 3 çıkışı sonrası ağır sağlık sorunları olabilir : )</p>
<p>Bu arada  Diablo oynamayan biriyseniz çok üzgünüm ama <span style="text-decoration: underline;">tatil sizin için geçerli değil! </span></p>
<p>Arkadaşlarınıza, ailenize, sevgilinize, sizin yokluğunuzu anlayacak kişilere elveda dediniz ve son kez sarıldınız mı? Evcil hayvanınıza kilo kilo mama koydunuz mu?  Yokluğunuzu anlamayacak olanlara zaten durumu anlatmanıza gerek yok, boşverin, sessizce gidin&#8230;</p>
<p>Eşyalarımızı topladıysak artık Tristram&#8217;a geri dönebilirz!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>1996</strong></p>
<p>Diablonun ilk oyununu bilgisayarlarımıza yüklediğimizde tarihlerimiz 1996&#8242;yı gösteriyordu, dile kolay tam 16 sene! Tam 16 sene aynı  tempo ile bekliyorduk Diabloyu. İşte bu bir firmanın başarısıdır çocukluğundan, gençliğine oradan da hayatına atılıp bir yandan da bu firma oyunlarını takip ettirebilmek böylesine sadık bir oyuncu kitlesi yaratmak başarının kendisidir.</p>
<p>İlk 14 yaşında oynadım Diabloyu ve şu an 30&#8242;uma geldim hayatımın çeşitli evrelerinde Diablo oynamaya, okumaya ve görsel olarak yaptıkları çalışmalara göz atmaya devam ettim. Oyunlarla alakası olmayan kişilere bu eylemler çok  &#8220;boş&#8221; gelen bu kavram benim için hem mesleki hemde kişisel keyif olarak gayet doyurucu olan bir eylem, kaldıki sizi mutlu etmek için değil kendimizi mutlu etmek ve beslemek için yapıyoruz, siz de dizi izliyorsunuz arkadaşım ben ona laf ediyormuyum <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )</p>
<p>Oyun oynamanın en keyifli yanlarını birini size söylemek isterim, çocukluğunuzdan sonra iş hayatında sahip olduğunuz arkadaşlarınızla aynı oyunları oynadığınızın ortaya çıkması ve bunun üzerine yaptığınız muhabbetlere gerçekten paha biçilemiyor. Bunun çok ayrı bir deneyimi var karşınızdaki doktor, hakim, reklamcı, bankacı mesleği ne olursa olsun mesleğinden uzaklaşıp eski karakteri olan Necromancer,Barbarian,Amazon ve diğer birkaç karaktere geri dönerek aynı heycanı size gene yaşatıyor, işte bu oyun kardeşliği oluyor.</p>
<p><strong>Sanctuary</strong></p>
<p>İlk oyunumuzda konumuz Sanctuary isimli bir mekanda geçiyordu, görsel olarak orta çağ dönemine benzerolan  bu mekan, mistik özelliklere de sahip olan bi dünyaydı seçtiğimiz karakterimiz ile Cennet ve Cehennem arasındaki ütapik bir savaş olan Günah Savaşının dünyaya sıçraması arasında kalıyor ve maceraya atılıyorduk. 2000 yılında ikinci oyunumuz olan Diablo 2 kaldığı yerden daha çok karakter seçeneği ile devam ediyordu benim bu konudaki en favori sınıfım Necromancerdı*.</p>
<p>*<em>Bilmeyenler için hemen bir dipnot, Necromancer: büyü bilminin karanlık tarafı ile eğitim görmüş büyücü çeşitlerine verilen sıfat olarak bilinir.Ölümü ve yaşamı kontrol etme ve bir çok karanlık özelliğe sahip olan kişi demek. kariyeri karanlık olan büyücü işte <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </em></p>
<p>Diablo 2 arkasından birde genişleme eklentisi Lords of Descruction gelmiş ve uzun bir süre Blizzard kış uykusuna yatmış, sessizliğe bürünmüştü. Geçen seneler içerisinde çıkan diablo 3 hakkındaki dedikodulara Blizzard hiç bir yorum yapmamış  ve en sonunda açıklamasını patlatmış ve bir anda dünya genelin küçük çaplı bir depreme sebebiyet vermişti.</p>
<p>Müthiş bir heycanla Diablo 3&#8242;ün son günlerini beklerken gelin hemen konumuza girelim şayet ben heyecanımdan yerimde duramıyorum : )</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Şeytanın avukatı</strong></p>
<p>İnanılmaz bir sanat departmanı olan Blizzard gerçekten meslektaşlarını üzecek işler çıkarmış yine, gerçekten! Yapılan illüstrasyonları, videoları, trailerları  izlerken insa gözünden yaşları bırakmamak için kendini adeta zor tutuyor.( gamer adam aglamaz ama tebessüm yapabilir :I ) Oyun içerisine baktığımız zaman ilk olarak şunu hemen farkedebiliyoruz yapılan tüm görselleştirmelerin tadları oyun içindeki konuşma dili ile aynı düzlemde ilerliyor kimi oyunlar vardır trailerlari,illüstrasyonları ve diger digital işleri oyunu açtığınız anda oyundan uzak bir havada kalır birbirini yakalamaz sönük ve dengesizdir ama Diablo 3 de bu kesinlikle yaşanmamış izlediğimiz trailerdaki dünyanın içinde mükemmel bir atmosfer tarafından sarılmış durumdayız.</p>
<p>Diablo 3  Hack &amp; Slash türünde izometrik kamera açısı ve multiplayer özelliği ile yine bize mükemmel bir oyun süreci yaşatmaya şimdiden hazır hatta ve hatta beta testinglerinde yaşatmaya başladılar bile okadar yoğunluk oldu ki beta server çöktü <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ), <em>tüm Diablo oyuncuların yan yana geldiğinde Dünyayı 4 defa turlayacaklarını biliyormuydunuz?</em></p>
<p>Kısaca konusundan bahsedersek şöyle: Diablo, Mephisto ve Baal isimli 3 büyük iblisin ruhtaşları 20 yıl önce yok edilmiştir, insanlık normal hayatında olup biteni unutmuş ve dündelik yaşamlarına gömüldükleri sırada, Dünyada garip şeyler olmaya başlamış sebepsiz ve ani ölümler yaşanmaya başlamıştır. Bunları daha önce de görmüş ve deneyimlemiş olan Dechard Cain bunları tekrar araştırmak için Tristam&#8217;a geri gelir, Diablonun geri döndüğünden şüphelenen Cain bu konu hakkında ipuçları aramaya başlar  bu sırada Cennet ve Cehennem arasındaki savaş bu dünyaya sıçramıştır. Gökyüzünden yanarak düşen bir meteor insanları dehşete düşürür, işaretler açıktır . Diablo birkez daha dünyaya gelmiştir&#8230;</p>
<p>Bizlere de seçeceğimiz karaterler ile bu savaşta Diabloyu yenmek  ve müthiş heycanlı bu maceralara atlamak kalıyor sevgili Diablo severler!</p>
<p>Diablo 3 yeni oyun dinamikleri ile karşımızda, izlediğimiz görüntülerde bunları gözümüze gözümüze sokmuşlar sağolsunlar. Oyun içerisinde göze çok kıyak gelen ışıklandırma, ses, renk, ön ve arkaplan ilişkisi olan mimari yapılar ve fizik motoru kullanılmış. Şunu söylemeden geçemeyeceğim bu tür oyunlarda en çok harcadığınız zaman yerler olduğu için ( zindan)  sanat yönetmenliği iyi yapılmazsa oyuncunun içini bayabilir ve sizi anında oyundan uzaklaştırabilir hayır bide moraliniz bozulabiliyor <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ama Blizzard bu konuda her oyunda yaptığı gibi 5 yıldız alıyor. Daha önce hiç bu kadar güzel kurgulanmış görselleştirilmiş yeraltı mekanları görmemiştim ( tabi ki diğer Blizzard oyunlarında gördüm ^^ ) okadar güzel bir derinlik duygusu var ki,  zindanın havası sizi sarıp sarmalıyor.</p>
<p><strong>5</strong></p>
<p>Kısaca karakter sınıflarına bakalım o halde?  eski oyunlardan kalan Wizard ve Barbarian bizlere yine eşlik ediyor zaten Barbarian&#8217;ın fanlar tarafından nekadar sevildiğini söylememe gerek yok sanırım. Oyuna eklenen yeni 3 adet sınıf var Monk, Witch Doctor ve Demon hunter hepsi birbirinden şahane gözüken ve oynarken zevk veren karakterler zaten karater tasarımları ve item setler okadar özene bezene yapılmış. Siz 1 karakterin çizimini görüyorsanız emin olun bu karakter finalize edilmeden önce 600 defa çizilmiştir, tasarlanmış ve revize edilmiştir!</p>
<p>Dilimize çevirileri ise: Barbarian / Barbar, Monk / Keşiş, Witch Doctor / Cadı Doktoru, Wizard /Büyücü, Demon Hunter / İblis Avcısı. Benim en çok ilgimi çeken sınıf monk ve iblis avcısı oldu tüm karakterlerin kendine özel bir savaş ve combo biçimi var hepsini tek tek uygulamak ve deneyimlemek için bolca zamanımızın olmasını diliyorum <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  bu arada tüm sınıfların tanıtım videolaru youtube&#8217;da kolayca bulunabiliyor.</p>
<p>Karakter özelliklerindende bahstemek isterdim ama sayfalarca üzerine yazı yazmam gerekir çünkü detaylandırılmaları çok zevkli ve anlatımı ayrı bir keyif veriyor bunun yerine süprizleri beklemeli ve oyun içinde deneyim etmelisiniz kaldıki bir Diablo severseniz bunları çoktan biliyorsunuzdur anlatmaya gerek yok, büyük ihtimalle sizde bu yazı sonrasında bir Diablo 3 videosu açacak izleyecek ve heyecanınızı tekrar başlatacaksınız <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Önemli taktikler</strong></p>
<p>Evet sevgili dostlarım, Diablo 3 sahibiyseniz çılgınlar gibi oyunu oynamak ve büyük ihtimalle rahatsız edilmemek isteyeceksiniz ama telefonunuz asla susmayacaktır, isteseniz çalmayacak olan telefonunuz oyunun en heycanlı yerinde çalmayı sizden esirgemeyecektir:)</p>
<p>Bu tür olumsuz zamanlamarda yapmanız gereken ve yapmamanız gereken şeyleri sizlerle paylaşmak isterim hem deneyimlenmiş, hemde başkaları tarafından onaylanmış olan oyuncunun püf noktalarını siz de sizden sonraki nesile aktarmayı unutmayın!</p>
<p><strong>Yapılmaması gerekenler:</strong></p>
<p>Burada söyleyeceklerimiz sevgilisi olan ve oyun oynadığını saklayan gizli gamerlar için, diyelimki sevgiliniz var ve oyun oynamanıza kıl oluyor. ( ki genelde olunur)</p>
<p>* Buluşmayı nazikçe geri çevirip evde işim var dedikten sonra oyuna dalar ve sesiniz çıkmazsa o aradığında sakın <span style="text-decoration: underline;">oyunun sesini kısıp klavyeden oynamaya devam etmeyin! </span> Falsonun kralını verirsiniz, birbirinizi üzmeyin : )</p>
<p>* Bu sırada telefonla konuşurken <span style="text-decoration: underline;">sakın oyunun alt yazılarını okumayın, oyun içi item satın almayın, cinematic izlemeyin, chat yapmayı bırakın! </span> Çünkü dalıp gidecek ve soruya (genellikle) konu dışında bir  cevap vereceksiniz .</p>
<p>* Oyun mu oynuyorsun? sorusuna <span style="text-decoration: underline;">sakın hayır diye cevap vermeyin!</span> Dürüst konuşun, bu süre içerisinde yapacağınız falsonun faturası çok ağır olacaktır <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>* Online oyunlarda karşı cinslerden bahsedip sevgilinizi ayar etmeyin ve oyun oynama şansınızı riske atmayın <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>* &#8220;Son adamdayız onu yenip ben seni arasam?&#8221; gibi bir soruyu şu ana kadar kimse soramadı, zorlamanın anlamı yok sormayın sakın <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>*Online oyun oynarken, <span style="text-decoration: underline;">gözünüz chat penceresine kaymasın!</span> Çünkü orada yapılan bir geyiğe aniden gülerseniz bu sizin sonunuz olur, ondan sonra telefonla değil mesaj yazarak gönlünü almaya çalışırsınız!</p>
<p><em>Üzülmeyin Gamer kardeşlerim, bunun bir de iyi tarafı var!</em></p>
<p><strong>Yapılması  gerekenler:</strong></p>
<p>* &#8220;Önce kuzenimle buluşacağım &#8230;&#8221; gibi ailesel/arkadaş buluşmaları konuşmasında direk ohalde ben evde beklerim birşeyler oynarım derseniz hem staminanız+15 artar hemde level up olursunuz, hem bu tür buluşmalarda uslu sevgiliyi olur hemde oyun oynamak için önünüzü açarsınız:)</p>
<p>* Sevgiliniz uzakta ise &#8221; yoo ben haftasonu evde olurum oyun oynarım&#8221; cümlesi herzaman +25 willpower getirir. <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>*Sizi oyun oynarken izliyorsa gördüğünüz güzel bir ışık, yada mistik şeyleri kullarak küçük nerdy iltifatlar +40 speech getirir:)</p>
<p>*Sevgiliniz gamer ise onun için farm yapmak size herzaman +50 loyalty kazandırır  <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ama sizden -15 stamina düşürür <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' /> </p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Son söz : Bunları gülelim diye yazdım aslında bunların hiç biri taktik değil, uygulayıp karşınızdakinin kalbini kırmayın. Oyunu boşverin, oyunları save edebilme özelliğiniz var istediğiniz zaman yaşama şansınız var, karşınızdakinde böyle bir özellik yok  bu yüzden  kaçırmayın gerçekleri, telefon çaldığında pause edin oyunu sevdiklerinizle konuşun <img src='http://smj.ph.com.tr/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sanctuary&#8217;de katedralin kuzeyindeki yolda bekliyorum sizi,</p>
<p>Hepinize iyi tatiller şimdiden,</p>
<p>Mert &#8216;octo&#8217; Yıldırım</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/15-mayis-2012-tatili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marketing Teknolojist &#8211; Bölüm II</title>
		<link>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/marketing-teknolojist-bolum-ii/</link>
		<comments>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/marketing-teknolojist-bolum-ii/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2012 13:16:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alperbayrakli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://smj.ph.com.tr/blog/?p=3879</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz yazıda marketing technologist kavramının üzerinde durmaya çalışmıştım. Yazılım dünyası içerisinde ise bu çalışma metodunun global dünyadaki organizasyon şemalarını yavaş yavaş etkilemeye başladığını söyleyerek bitirmiştim. Scott Brinker bloğunda gördüğü modelleri özetlemiş. Türkiye’ye de uyan modelleri uygulanış şekline göre yorumlamaya çalıştım. Klasik IT-Marketing etkileşiminde pazarlama IT&#8217;ye isteklerini iletir. Operasyonu IT yönetir ve ödeneği IT bütçesinden çıkar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yazıda marketing technologist kavramının üzerinde durmaya çalışmıştım. Yazılım dünyası içerisinde ise bu çalışma metodunun global dünyadaki organizasyon şemalarını yavaş yavaş etkilemeye başladığını söyleyerek bitirmiştim. Scott Brinker bloğunda gördüğü modelleri özetlemiş. Türkiye’ye de uyan modelleri uygulanış şekline göre yorumlamaya çalıştım.</p>
<p>Klasik IT-Marketing etkileşiminde pazarlama IT&#8217;ye isteklerini iletir. Operasyonu IT yönetir ve ödeneği IT bütçesinden çıkar. Gerekli süre operasyonel önceliklerden ötürü zaman aşımına uğrar.</p>
<p>Komite yaklaşımında ise proje boyutuna göre dikey olarak liderler degisse deayni seviyeden her iki takımdan da bir liderin ortaklaşa kararlar alırlar. IT genel olarak teknik süreci işletir ve kendi ozkaynaklarini kullanarak projeyi sonlandirir. İyi bir yol haritası ve daha iyi dokümantasyon süreci olsa da bu komiteler diğer yapılara göre daha az esneklik gösterirler.</p>
<p>Co-Located yapıda ise IT takımlarından biri sadece pazarlama teknolojileri ile uğraşması için adanır. Pazarlama departmanı içerisine fiziksel olarak da dahil oldukları için günlük ihtiyacı, işleyişi ve zorlukları yakından gözlemlemek şansı bulurken, süreçte alınması gereken kararları pazarlama ekibinin de katkıları ile alabilirler. Bu yapıda takım ana IT yapısına raporlama yapar.</p>
<p>İrtibat yapısı aslında komite yaklaşımının benzeridir. Buradaki en büyük fark ise her iki takım arasında iletişimi yapan bir proje yoneticisi irtibat saglar. İsin operasyonel kısmını IT takımı yürütse de dışarıdaki departman dısı tüm organizasyonu proje yoneticisi işletir.</p>
<p>Embedded organizasyon yapısında co-located yapisindaki gibi bir dedicated IT takimi pazarlama ekibi içerisine fiziksel olarak konuşlandırılmış olarak bulunur. Fakat raporlamayi CIO ile CMO seviyesinde her iki departmana yapar. Her iki departmandan da bütçe alırken genel olarak teknik operasyondan ötürü daha az etkili olarak IT yönetimi etkisi hissedilir.</p>
<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/alper-yazı.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-3880" title="alper yazı" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/alper-yazı.png" alt="" width="641" height="333" /></a></p>
<p>Direk raporlama yapısında ise tüm IT yapısı dogrudan CMO&#8217;a raporlamasi soz konusudur. IT&#8217;nin pazarlama haricindeki operasyonları için ciddi risk taşımaktadır. Bunun için sürekli olarak bir risk taşısa da boyut olarak küçük in house development yapan takımlar için kullanılabilin bir yapıdır.</p>
<p>Bağımsız yapıda ise teknoloji takımı her iki departmandan da izole tutulmuştur fakat hem CMO hem de CIO seviyesinde raporlama yapmaktadır. İşlevsel olarak daha esnek bir yapı sunmaktadır. Fakat departmanlar ile öncelik karmaşası yaşanacağında ötürü ciddi bir senkronizasyon problemi yaşanma riski bulunmaktadır.</p>
<p>Outsource yapısında pazarlama teknolojilerinin stratejisi ve uygulanması bağımsız bir firmaya outsource olarak verilir. Dogrudan CMO süreci ve ürünleri yönetir ve yönlendirir. Şirketin iç süreçleri için IT departmanı Software-as-a-Service yaklaşımı ve API standartları ile data formatları konusunda sürece dahil olabilir.</p>
<p>Joint Venture yaklaşımında IT ile pazarlama departmanı dediğe edilmiş personel ile ortak bir pazarlama teknolojileri takımı kurar. İslevsellik olarak bağımsız yapılanmaya benzese de takım üyeleri fiziksel olarak ait oldukları departmanlarda kalmaya devam ederler. Genel olarak takımın başarısı CMO-CIO arasındaki sinerjisine bağlıdır.</p>
<p>Outsource olarak IT ekibi seçilir. Pazarlama ekibi stratejiyi ve vizyonu ortaya koyarken modeli gerçekleştiren ekip bağımsız bir şirkettir. Dogrudan olarak CIO&#8217;ya raporlama yapılır.birden fazla outsource firma kullanımı soz konusudur. Taşınan risk ise outsource partnerlerin marka stratejisi ve vizyonuna uymayan platform geliştirmeleridir.</p>
<p>Practice Center, iterasyon temelinde platform yaklaşımı ise yazılım ekibinin platformu temel özellikleri ile ayağa kaldırarak pazarlama ekibinin kullanımına sunar. Platform günlük kullanım ile şekillenir ve büyür. Departmanlar arası kuvvetli iletişim olduğu takdirde başarılı bir modeldir.  Doğru planlama ve CMO&#8217;un rehberliği ile pazarlama departmanı ile IT ekibi etkileşimi marketing technologist becerisi departmanlar arasında yatay olarak yayılır.</p>
<p>Outsource Üçgeni yaklaşımında bütün strateji ve uygulama birkaç firmaya dağıtılır. Bütçesi ve raporlamasi hem CIO hem de CMO seviyesinde gerçekleşir. CIO ve CMO arasındaki sinerji ile başarıyı yakalamak mümkündür. Dijital ajanslar arasında marketing technologist yetisine sahip olanlar bu alanlarda büyümekte ve başarılı isler çıkarmaktadır. Risk ise dışarıda gerçekleşen teknolojik çözümlerin in house yapılara entegrasyonu konusundadir. Teknik olarak Platform-as-a-Service yapısına uygun çözümler ile kolay geçiş süreçleri ve yapilara entegrasyon sağlanabilir.</p>
<p>Birleşik modelde ise Joint-Venture ve direk raporlama yapılarının birleşiminden bahsedebiliriz. Tek departman ile tüm süreçleri yürütmeye calisilabilir. Bağımsız bir IT yapısının organizasyonda yerini kaybetmesi ile soz konusu olan model boyut olarak küçük işletmelerde uygulansa da büyük yapılara çok uygun durmamaktadir.</p>
<p>Uygulanan on üç modeli bu şekilde özetleyebilirim. Ben kişisel olarak doğru yönetildiği takdirde outsource olarak ideal ürünler çıktığını gözlemledim. Outsource parti yönetiminin ise doğru bir metodu olmasından çok tamamen şirketin bu konudaki ortak deneyiminin bir parçası olarak görüyorum. Dolasıyla outsource başlıkları altında değerlendirdiğimiz yöntemlerin tamamını bir tarafa bırakmamız gerekiyor. Teknik geliştirmeler içerisinde yaşadığım deneyim doğrultusunda fiziksel olarak ekiplerin yakın çalışması çalışanın empati kurmasını ve büyük resmi daha rahat görmesini mümkün kılıyor.</p>
<p>Fiziksel değişikliklerden ötürü pazarlama ekibinin yazılım ekibi içerisinde veya yazılım ekibinin pazarlama departmanı içerisinde barındıran modeller, ekipler arasındaki sinerjiyi arttıracağı için daha etkin sonuçlar yaratacaktır. İrtibat modeli ise Türkiye’de yaygın olarak kullanılan modellerden biri ve doğru kişilerin katkıları ile oldukça iyi sonuçlar vermektedir. Yeni bir takımın kurulmasını öngören Joint-Venture modeli şirket içerisindeki kaynaklar kullanılarak oluşturulduğunda iyi sonuçlar verecektir. Çünkü şirket içerisindeki işleyişe hakim çalışanlardan oluşan bir takım bu tip bir misyonu kolaylıkla yerine getirebilir. Fakat yeni kaynak yaratılarak takımın kurulması durumunda modelin başarısı CMO-CIO arasındaki sinerjiye daha çok bağlı hale gelir. Pazarlama ekibi ile yazılım ekibi arasındaki zıtlıklara gelecek yazımda devam etmeye çalışacağım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/marketing-teknolojist-bolum-ii/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pinterest &#8211; Bi&#8217; bakmaya gelmiştik&#8230;</title>
		<link>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/pinterest-bi-bakmaya-gelmistik/</link>
		<comments>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/pinterest-bi-bakmaya-gelmistik/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2012 13:12:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Dilay Çoban</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://smj.ph.com.tr/blog/?p=3872</guid>
		<description><![CDATA[Markaların sosyal medya kullanarak gerçekleştirmek istediği satış etkisini Pinterest gerçekleştirmeye yaklaşmış gibi görünüyor. Kullanımı kolay arayüzü ve kısa zamanda ulaştığı yüksek orandaki kullanıcı sayısı ile Pinterest, özellikle küçük firmalar için mükemmel bir fırsat haline dönüşüyor. &#160; Mashable&#8217;da 2 Nisan&#8217;da çıkan bir habere göre Pinterest üzerinden satın alıma yönlenen insanların oranı, diğer sosyal ağlara göre %10 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Markaların sosyal medya kullanarak gerçekleştirmek istediği satış etkisini Pinterest gerçekleştirmeye yaklaşmış gibi görünüyor. Kullanımı kolay arayüzü ve kısa zamanda ulaştığı yüksek orandaki kullanıcı sayısı ile Pinterest, özellikle küçük firmalar için mükemmel bir fırsat haline dönüşüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mashable&#8217;da 2 Nisan&#8217;da çıkan bir <a href="http://mashable.com/2012/04/02/pinterest-wayfair/">habere</a> göre Pinterest üzerinden satın alıma yönlenen insanların oranı, diğer sosyal ağlara göre %10 daha fazla. Aslında sadece bu rakam bile Pinterest&#8217;in satışa yönlendirme konusunda diğer sosyal ağlardan daha başarılı olduğunu gösteriyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Pinterest ile ilgili bir diğer iddialı <a href="http://venturebeat.com/2012/04/09/pinterest-drives-more-revenue-per-click-than-twitter-or-facebook/">veri </a>ise e-ticaret sitelerinin Pinterest&#8217;ten, Twitter ve Facebook&#8217;a oranla daha fazla gelir elde etmesi. Öyle ki Pinterest&#8217;in e-ticaret siteleri için sosyal medya üzerinden gelen gelirler konusunda %40 oranında söz sahibi olacağı ve Facebook&#8217;un %80&#8242;lik oranlarının %60&#8242;a düşeceği bile öngörülüyor. Farkedersiniz ki bu oranlarla Twitter bile oyun dışı kalıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Güzel giden tabloya rağmen geçtiğimiz ay içerisinde Pinterest aylık aktif kullanıcılarının bir bölümünü kaybetmiş olması düşündürücü. <a href="http://www.appdata.com/apps/facebook/274266067164-pinterest">Appdata.com</a>&#8216;un verilerine göre Nisan ayı içerisinde Pinterest, 2 Milyon&#8217;dan fazla kullanıcısını kaybetti.</p>
<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Pinterest-1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3873" title="Pinterest 1" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Pinterest-1.jpg" alt="" width="574" height="450" /></a></p>
<p>18 Nisan&#8217;da son IOS sürümü için uygulamasını güncellemesi ile günlük aktif kullanıcılarında tekrar artış yakalasa da,  sonraki günlerde eski popüleritesini koruyamadığı ortada. Nisan ayı sonlarına doğru tekrar eski kullanıcı oranlarına ulaşmaya çalışan Pinterest Mart ayı sonunda yeni k<a href="http://pinterest.com/about/terms/">ullanım koşullarını</a> yayınlamıştı.</p>
<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Pinterest-2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3874" title="Pinterest 2" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Pinterest-2.jpg" alt="" width="538" height="387" /></a></p>
<p>Son bir yıllık Google Trend analizine baktığımızda ise son dönemde Pinterest aramalarının arttığını anlıyoruz.</p>
<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Pinterest-3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3875" title="Pinterest 3" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Pinterest-3.jpg" alt="" width="620" height="396" /></a></p>
<p>Bu da Pinterest kullanıcılarının neden birden düşüşe geçtiğini kısmen açıklamamıza yardımcı oluyor. Son dönemde popüleritesi oldukça artan Pinterest&#8217;e herkes “bir bakmaya” gelmiş ve sitenin pek kendilerine göre olmadığını farkedenler yavaş yavaş köşelerine çekilmiş.</p>
<p>Pinterest, önümüzdeki dönemde de kullanıcı sayısını arttırıp, küçük işletmeler başta olmak üzere firmaların yeni pazarlama yatırımları için gözde olacak gibi duruyor.</p>
<p>Çok küçük bir “pin it” butonu ile harikalar yaratmak artık eskisinden daha kolay. Bakalım Pinterest, günlük kullanıcılarının çoğunu sağlayan Facebook ile ne kadar yarışabilecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dilay Çoban</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/pinterest-bi-bakmaya-gelmistik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hedefe Odaklanmak</title>
		<link>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/hedefe-odaklanmak/</link>
		<comments>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/hedefe-odaklanmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2012 13:08:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Esra Aksoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://smj.ph.com.tr/blog/?p=3868</guid>
		<description><![CDATA[Bugün artık müşterisini tanımayan şirket yoktur, doğru mu? Hep birlikte, elbette, diyeceğiz ama o zaman neden hala herhangi bir mesajı, kampanyayı tüm müşterileriyle paylaşanlarla karşılaşıyoruz? &#160; Satış süreçleri sırasında kimisi doğrudan kimisi dolaylı olmak üzere müşterilerimize ait birçok veri topluyoruz. Bunların içinden ihtiyacımız olanları saklamalıyız. Demografik bilgiler ile takip edebildiğimiz tüketim alışkanlıkları ve bizdeki geçmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Hedefe-Odaklanmak.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3869" title="Hedefe Odaklanmak" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Hedefe-Odaklanmak.jpg" alt="" width="259" height="194" /></a>Bugün artık müşterisini tanımayan şirket yoktur, doğru mu? Hep birlikte, elbette, diyeceğiz ama o zaman neden hala herhangi bir mesajı, kampanyayı tüm müşterileriyle paylaşanlarla karşılaşıyoruz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Satış süreçleri sırasında kimisi doğrudan kimisi dolaylı olmak üzere müşterilerimize ait birçok veri topluyoruz. Bunların içinden ihtiyacımız olanları saklamalıyız. Demografik bilgiler ile takip edebildiğimiz tüketim alışkanlıkları ve bizdeki geçmiş bilgilerini beraber analize ederek müşterilerimizin gerçek ihtiyaç ve beklentilerine odaklanmalıyız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hatta bugünkü tüketici, kendini tanıtmaya, düşüncelerini paylaşmaya o kadar hevesli ve bizler de şirketler olarak bu bilgilere o kadar kolay ulaşabiliyoruz ki! O zaman neden hala bir ürünü zaten ona sahip olan müşterilerimize satmaya çalışıyoruz ya da ilgilenmeyeceği bal gibi açık olan kitleye duyuruda bulunuyoruz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu konuda telekom şirketleri başı çekiyorlar gibi görünüyor, sanki sms maliyeti olmadığı için herkese gönderim yapıyorlar. Sms kolay bir yöntem olduğu için çoğunlukla tercih ediyoruz ama unutmayalım ki, müşterilerimizin kanal ihtiyacı da farklılaşabiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özetle, doğru müşteriye, doğru zamanda, doğru kanaldan, doğru kampanya ile ulaşmayı amaçlamalıyız. Bunun için de müşteri tabanımızı doğru gruplara ayırıp onlara özel kampanya yapmaya çekinmeyelim. Böylece, maliyetlerimiz azalırken karlılığımız artacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Esra Aksoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/hedefe-odaklanmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sporcular ve Twitter Kullanımı</title>
		<link>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/sporcular-ve-twitter-kullanimi/</link>
		<comments>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/sporcular-ve-twitter-kullanimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2012 13:01:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anıl Erensoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://smj.ph.com.tr/blog/?p=3852</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada ve ülkemizde spora olan ilgi malum. Milyonları peşinden koşturan spor yıldızları ise artık birer fenomene dönüşmüş durumda.  Bir çok sporcu yüzbinlerce dolarlık sponsorluk anlaşmaları yaparken bir çok iletişim ve reklam ajansıyla çalışıyor. Anca görülen o ki sporcuların, menajerlerin ve kulüp yöneticilerinin profesyonel destek almakta  geç kaldıkları bir konu ‘’Sosyal Medya İletişimi’’ &#160; Özellikle Twitter’ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;" align="center">Dünyada ve ülkemizde spora olan ilgi malum. Milyonları peşinden koşturan spor yıldızları ise artık birer fenomene dönüşmüş durumda.  Bir çok sporcu yüzbinlerce dolarlık sponsorluk anlaşmaları yaparken bir çok iletişim ve reklam ajansıyla çalışıyor. Anca görülen o ki sporcuların, menajerlerin ve kulüp yöneticilerinin profesyonel destek almakta  geç kaldıkları bir konu ‘’Sosyal Medya İletişimi’’</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özellikle Twitter’ın son 2 yıl içerisinde patlayan kullanıcı sayısıyla birlikte ünlü sporcular da birer birer bu platformda yer almaya başladılar. Kimisi sadece içinde bulundukları spor alanıyla ilgili paylaşımlar yaparken kimisi de özel yaşantısını takipçileriyle paylaşmakta bir sakınca görmüyor. Bazı sporcular ise kendilerine yazılan tebrik ve eleştirilere tek tek cevap vererek interaksiyon seviyesini mikro seviyeye indiriyor. Bu sayede sporcu-hayran ilişkisinin sosyal medya öncesine göre daha samimi ve anlık yaşandığını söylememiz mümkün.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sporve-twit-1.png"><img class="size-large wp-image-3853 aligncenter" title="Sporve twit 1" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sporve-twit-1-1024x481.png" alt="" width="717" height="337" /></a></p>
<p>Global olarak Twitter’ı en aktif kullanan sporculara ve takipçi sayılarına bir göz atalım;</p>
<ul>
<li>Kaka : 10.1 Milyon</li>
<li>Cristiano Ronaldo : 9 Milyon</li>
<li>Shaquile O’neal  : 5,5 Milyon</li>
<li>Neymar Junior : 4.1 Milyon</li>
<li>Rafael Nadal : 2.2 Milyon</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3854" title="Sporve twit 2" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sporve-twit-2.png" alt="" width="248" height="273" /></p>
<p>Her ne kadar Cristiano Ronaldo bu yıl La Liga’da fırtınalar estirse de takım arkadaşı Kaka şimdilik bu yarışı önde götürüyor.  Peki Kaka, Cristiano Ronaldo’ya göre çok daha az sansasyonel bir isim olmasına rağmen neden bu kadar takipçisi var?</p>
<p>Aslında çok da karmaşık bir cevabı olmayan bu sorunun bir kaç basit cevabı bulunuyor.</p>
<p>1-      Bir çok ünlü sporcu Twitter hesaplarının yönetimini iletişim ajanslarına veya asistanlarına bırakmışken Kaka aracısız olarak hesabıyla birebir kendisi ilgileniyor.</p>
<p>2-      Günlük olarak 2-3 tweet atarak takip edenleri bilgilendiriyor.</p>
<p>3-      Tweet’lerini İspanyolca, İngilizce ve Portekizce atması sayının artışındaki en büyük etkenlerden biri.</p>
<p>4-      Takım soyunma odası, takım otobüsü gibi basının giremediği alanlardan yüklediği fotoğraflar  kullanıcıların dikkatini çekiyor.</p>
<p align="center"><strong> </strong></p>
<p align="center"><strong>Spor Dünyası ve Sosyal Medya Krizleri</strong></p>
<p>Twitter’daki sporcu-hayran buluşması her ne kadar kulağa hoş gelse de gün geçmiyor ki sosyal medyada  bir kriz patlak vermesin.Twitter sporcular için ilk anda kendilerine ait bir kale hissi veriyordu ancak sosyal medyanın devinimi ve takipçi sayılarındaki hızlı artış yetkililerin de dikkatini hemen çekti ve sporcular sadece mikrofonlara karşı söylediklerine değil Twitter’da yazdıklarına karşı da sorumlu olmaya başladılar. Bu duruma bir kaç örnek vericek olursak;</p>
<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sosyal-3.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3855" title="Sosyal 3" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sosyal-3-215x300.jpg" alt="" width="121" height="168" /></a></p>
<p>İngiltere&#8217;nin Gana&#8217;ya karşı oynadığı hazırlık maçından önce  &#8220;Göçmenlik Wembley çevresini sardı! Bunun bir tuzak olduğunu biliyordum! Hahahaha.&#8221; diye yazan Carlton Cole, 32 bin 790 dolar cezaya çarptırıldı.</p>
<p><img class="size-medium wp-image-3856 alignright" title="Sosyal 4" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sosyal-4-241x300.jpg" alt="" width="135" height="168" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="color: #0000ee;"><span style="text-decoration: underline;"><br />
</span></span><br />
İngiltere Futbol Federasyonu, Twitter’da hakem Howard Webb ile dalga geçen Liverpool&#8217;un Hollandalı futbolcusu Ryan Babel&#8217;e 10 bin sterlin para cezası verdi.</p>
<p align="center"><strong> </strong></p>
<p align="center"><strong> </strong></p>
<p align="center"><strong>Ülkemizde Durum Ne</strong></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong> <a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sporve-twit-5.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-3863" title="Sporve twit 5" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sporve-twit-5.png" alt="" width="560" height="372" /></a> </strong></p>
<p>Ülkemizdeki durum ise dünyadakinden çok da farklı değil. Sporcular yeni ısınmaya başladıkları bu platformda cesur mesajlar vermekten kaçınmıyorlar. Gazeteciler ise artık sporcuların ağızlarından iki kelime almak için evlerinin önünde sabahlamıyor, bilgisayar başında Twitter’ı kontrol ediyorlar.  Yazılan tweetler ise anında haber olarak kamuoyuna servis ediliyor.</p>
<p style="text-align: center;"> <a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sporve-twit-6.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-3864" title="Sporve twit 6" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sporve-twit-6.png" alt="" width="566" height="276" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><strong> </strong></p>
<p align="center"><strong>Yazılanlar, Riskler, Sonuçlar&#8230;</strong></p>
<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sosyal-7.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3865" title="Sosyal 7" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/05/Sosyal-7-300x250.jpg" alt="" width="300" height="250" /></a>Alex’in Türkiye’ye ilk geldiği yıllarda sakatlığının ne durumda olduğunu öğrenmek için spor haberlerini veya internet sitesinde yayınlanacak bir haberi beklemek zorundaydınız. Şimdi ise kendisini mention ederek sormanız ve bizzat cevap almanız mümkün. Bu ve bunun gibi bir çok güzelliğine rağmen Twitter, özellikle spor konusunda yüksek hassasiyet barındıran ülkemizde titiz kullanılmalı, en azından sporculara profesyoneller tarafından dijital iletişim eğitimi verilmelidir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/05/sporcular-ve-twitter-kullanimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kariyerini sosyal hayatı ile birleştirenlere&#8230;</title>
		<link>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/ballantines-b-100/</link>
		<comments>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/ballantines-b-100/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Apr 2012 20:55:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Birol Ecevit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://smj.ph.com.tr/blog/?p=3845</guid>
		<description><![CDATA[Project House’da bir ilk daha! Türkiye’nin ilk Linkedin tabanlı projesi olan Ballantine’s B100 yayında&#8230; Ballantine’s Türkiye, “Kariyerini sosyal hayatı ile birleştirenlere”  LinkedIn’de yarışma fırsatı sunuyor. LinkedIn’deki kariyer geçmişleri ve B100’deki aktiviteleri ile sıralamada üste çıkmaya çalışan kullanıcılar 6 hafta sonunda  İskoçya’nın ünlü şatosu Linn House’da tatil yapma şansı kazanacak. İlk haftasında büyük bir çekişmeye sahne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/ballantines_smj.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3846" title="ballantines_smj" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/ballantines_smj-205x300.jpg" alt="" width="205" height="300" /></a>Project House’da bir ilk daha!</p>
<p>Türkiye’nin ilk Linkedin tabanlı projesi olan Ballantine’s B100 yayında&#8230;</p>
<p>Ballantine’s Türkiye, “Kariyerini sosyal hayatı ile birleştirenlere”  LinkedIn’de yarışma fırsatı sunuyor.</p>
<p>LinkedIn’deki kariyer geçmişleri ve B100’deki aktiviteleri ile sıralamada üste çıkmaya çalışan kullanıcılar 6 hafta sonunda  İskoçya’nın ünlü şatosu Linn House’da tatil yapma şansı kazanacak.</p>
<p>İlk haftasında büyük bir çekişmeye sahne alan kampanyaya katılmak için  <a href="http://www.ballantinesb100.com/">http://www.ballantinesb100.com/</a> adresini tıklayabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/ballantines-b-100/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye’deki Internet Fenomenleri</title>
		<link>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/turkiyedeki-internet-fenomenleri/</link>
		<comments>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/turkiyedeki-internet-fenomenleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 08:25:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Anıl Erensoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://smj.ph.com.tr/blog/?p=3821</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye İnterneti, 12 nisanda 19. yılını doldurmuş olacak. Bu vesileyle ülkemizin internetle uyum sürecindeki  kilometre taşı sayılabilecek bazı olgulara ve karakterlere yelken açalım dedik. Tabiiki atladıklarımız olacaktır ancak en azından ‘’90’ların başında çocuk’’ olan bir neslin bireyi olarak kendi aklımda kalanları kaleme almak isterim. &#160;  ‘’Internet Mahir’’ Sadece ‘’I kiss you!!!’’ diyerek bu kadar meşhur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İnterneti, 12 nisanda 19. yılını doldurmuş olacak. Bu vesileyle ülkemizin internetle uyum sürecindeki  kilometre taşı sayılabilecek bazı olgulara ve karakterlere yelken açalım dedik. Tabiiki atladıklarımız olacaktır ancak en azından ‘’90’ların başında çocuk’’ olan bir neslin bireyi olarak kendi aklımda kalanları kaleme almak isterim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/anıl-1.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-3822" title="anıl 1" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/anıl-1-300x225.png" alt="" width="300" height="225" /></a> ‘’Internet Mahir’’</strong></p>
<p>Sadece ‘’I kiss you!!!’’ diyerek bu kadar meşhur olan başka biri var mıdır bilemiyorum.  Aynı hızla da kayboldu. Ben azından bugünlerde bir Twitter atılımı beklerdim kendisinden.  Kendine has karakteri ve diliyle bugünün ‘’Twitter Ünlüsü’’ diye geçinen karakterlerinden geri kalacağını sanmıyorum.</p>
<p>Web-Sitesindeki yazdıklarına bakılırsa zaten 140 karakteri aşmasının imkanı yok;</p>
<p><em>l have home car!!!!!(83model)<br />
My tall 1.84 cm (6.2 feet) My weight 78 kg.<br />
My eyes green .. I live alone !!!!!!<br />
l like to be friendship from different country &#8230;<br />
</em></p>
<p><a href="http://www.ikissyou.org/"><strong>http://www.ikissyou.org/</strong></a><strong></strong></p>
<p><em><br />
</em></p>
<p><strong><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/anıl-2.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-3823" title="anıl 2" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/anıl-2-300x271.png" alt="" width="300" height="271" /></a>Dial-Up Internet ve 146</strong></p>
<p>Çok yaşlanmış gibi konuşmak istemiyorum ancak 26 yaşında bir birey olarak şu anki çocuklara ‘’Bizim zamanımızda bir mp3’ü 25 dakikada indirirdik, ayrıca internete bağlıyken ev telefonu meşgul çalardı’’ desem bayağı bir alay konusu olabilirim sanırım.</p>
<p>Dial-up deyip de 146’ya değinmemek olmaz sanırım. Bilmeyenler için kısaca değinecek olursak Türk Telekom’un abonelik ve şifre gerektirmeden, sadece  146 numarasını çevirerek internete bağlanabildiğiniz internet hizmetiydi. Ancak abonelik gerektirmediği için saat ücretleri uçuk olup bundan 10 sene kadar önce saati yaklaşık 1 TL gibi bir ücrete tekabül ediyordu. 146 açık unutulup dışarı çıkılınca ev hanesindeki şenlikleri anlatmama gerek yok sanırım.</p>
<p>Son olarak sadece belli bir neslin sevgiyle anacağı bir ses kaydıyla 56k bahsini kapatıyorum.</p>
<p><a href="http://www.youtube.com/watch?NR=1&amp;feature=endscreen&amp;v=GSRG0TqxLWc">http://www.youtube.com/watch?NR=1&amp;feature=endscreen&amp;v=GSRG0TqxLWc</a></p>
<p><em><br />
</em></p>
<p><strong><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/anıl-3.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-3824" title="anıl 3" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/anıl-3-300x227.png" alt="" width="300" height="227" /></a>Kestaneci-Kokoreçci-İxir</strong></p>
<p>Bu 3 kelimenin nasıl bir araya geldiğini düşünenler yine dial-up dönemini yakalayamamış demektir. O zamanın servis sağlayıcısı İxir, reklamlarında bu 2 karakterin atışmalarını kullanmış ‘’Kestaneciii, ne var kokoreçcii’’ şeklinde onlarca tekrarla biraz sancılı da olsa zihinlere kazınmıştı.</p>
<p><a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2274/banu-alkan-li-ixir-reklami">http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2274/banu-alkan-li-ixir-reklami</a></p>
<p><em><br />
</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/anıl-4.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-3825" title="anıl 4" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/anıl-4-300x294.png" alt="" width="300" height="294" /></a></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yonja ve 80630</strong></p>
<p>Bugünlerde hala müdavimleri olsa da Facebook’tan sonra adlarından eskisi kadar söz etmek tabiiki imkansız. Ancak ‘’Türk Gençliği ve Siber Sosyalleşme’’ adlı bir kitap yazılsa en büyük 2 yer bu güzide sitenin olurdu sanırım.</p>
<p>Bugünlerin aksine insanların gerçek isimlerini kullanmaya çekindikleri dönemlere ait bu 2 oluşum genel olarak; bol bol sarı saç boyası, güneş gözlüğü ve modifiyeli araba fotoğraflarından oluşuyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/turkiyedeki-internet-fenomenleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GDOL Digital TalkFest 2012</title>
		<link>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/generation-do-it-onliners-2/</link>
		<comments>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/generation-do-it-onliners-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 08:18:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Filiz GÜL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://smj.ph.com.tr/blog/?p=3817</guid>
		<description><![CDATA[“Yaşamının büyük bölümünü dijital dünyada online olarak geçiren, fiziksel dünyadaki güç dengelerinin sürekli yer değiştirdiği ve farklılıklarının eşitlendiği online dünyanın tüm oyuncuları, hangi sebepten olursa olsun tek bir ortak noktada buluşuyorlar; hepsi bir sebepten, bir yerde, bir şekilde online’lar&#8230;” diye başlayan bir yolculuğun hikayesi, GDOL Digital TalkFest. Klasik bir konferansın aksine, internetin hayatımızdaki yönünün nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/gdollll.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-3818" title="gdollll" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/gdollll-300x239.png" alt="" width="300" height="239" /></a>“Yaşamının büyük bölümünü dijital dünyada online olarak geçiren, fiziksel dünyadaki güç dengelerinin sürekli yer değiştirdiği ve farklılıklarının eşitlendiği online dünyanın tüm oyuncuları, hangi sebepten olursa olsun tek bir ortak<br />
noktada buluşuyorlar; hepsi bir sebepten, bir yerde, bir şekilde online’lar&#8230;” diye başlayan bir yolculuğun hikayesi, GDOL Digital TalkFest. Klasik bir konferansın aksine, internetin hayatımızdaki yönünün nasıl evrildiğine, mobilden e-ticarete tüm online alışkanlıkların, aslında her gün tecrübe ettiğimiz dijital reaksiyonların yeniden tanımlanışına şahit olduk. Dijital sektörün içinde profesyonel ya da sadece takipçi olarak yer alan insanlar olarak, yıllardır büyük bir hayranlıkla takip ettiğimiz sektör devleriyle aynı havayı solumakla kalmadık, binbir emekle koca bir ekibin ürünü olan GDOL sahnesinde deneyimlerini ve GDOL tanımlarını dinledik.</p>
<p>Güne “en deneyimli GDOL”lar olan John – Doris Naisbitt çiftiyle başladık. Yükselen dijital sektörün bireylerin duygusal tepkilerini ciddi anlamda değiştirdiğini anlatırken bambaşka kullanıcı deneyimlerinden bahsettiler. Yapılan bir araştırmaya göre iphone ziline ve sevgilinin sesine verilen tepkinin duygusal anlamda birbirine çok benzer olduğunu öğrendik, ki yalan değil esasında J</p>
<p>Dijital deneyimler gündelik hayatımıza öylesine yerleşti ki, GDOL’da sahneye çıkan konuşmacıları dinlerken bir yandan onlara konsantre olup diğer yandan defterimize not almak yerine neredeyse duyduğumuz her cümleyi tweet’leyerek ölümsüzleştirdik. “Söz uçar yazı kalır”ın artık “Do it Onliner” jenerasyonlar olarak bizim lugatımıza çevrilmiş hali bu şekilde çünkü. Brian Solis sahneye çıktığında ilk cümlelerinden biri, “Beni dinlemiyorsunuz, çünkü şu anda hepiniz tweet atıyorsunuz!” oldu. Etkinlik bittikten sonra bile hala Twitter’da GDOL tweetleri dönüyor, Lisa Gansky’den Gareth Deere’a birçok konuğumuz halen izlenimlerini aktarmaya devam ediyor. İçinde doğup büyüdüğümüz, hayatımızın vazgeçilmezi olan online deneyimlerin ardındaki psikolojik gücü, yaşı farketmeksizin evinin salonunda otururken tek bir “click”iyle peşinden kitleleri koşturacak bir gücü tanımladık. Her yaştan GDOL’lar olarak, artık Maslow İhtiyaçlar Piramidi’nin online dünyadaki yansımasında nerede yer aldığımızı biliyoruz.</p>
<p>Karşımızda Arap Baharı gibi bir gerçeklik varken, internet alışkanlıklarına olan tüm önyargıların teker teker yıkıldığı evrende, Mustafa Taviloğlu’nun deyimiyle “internetin çarşıyı uzatması ve kalabalıklaştırması” ile tüm offline tecrübelerimizi online dünyada sürdürme çabasına kayıtsız kalmak artık imkansız. Apolitik sanılan ve bundan birkaç sene önce gazete okumayan genç jenerasyon, artık Twitter’da takip ettiği haber portallarının tweetleri sayesinde son dk haberlerine vakıf, Dünya’da ve Türkiye’de olup biten herşeyden anında haberdar. GDOL Digital Talkfest bize korkutucu ve dipsiz bir kuyu gibi görünen internet alışkanlıklarının aslında nasıl vazgeçilmez bir kimliğe büründüğünü öğretti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yerli – yabancı 34 konuşmacı ve etkinlik moderatörü, İnternet Ekipler Amirimiz M.Serdar Kuzuloğlu’yla birlikte gün sonunda Twitter’da 1,1 milyon tekil kullanıcıya ulaşan GDOL, alanda 3.000’e yakın ziyaretçiye ev sahipliği yaparken aynı anda online canlı yayınla ekranları karşısında 30.000 kişiye ulaştı. Etkinlik başladıktan 1 saat sonra Twitter’da Trending Topic olan GDOL, 5 Nisan 2011’de İstanbul’da yeni bir “dijital halk” tanımlamasıyla lugatımıza “GDOL olmak” tabirini kattı. Sadece salonda çalınan playlist için dahi GDOL hasthtag’li tweetlerin yağdığına şahit olduk.</p>
<p>Aylar süren uzun ve yorucu bir çalışmanın ürünü olan, her ayrıntısı incelikle düşünülmüş ve 360° iletişim kollarının her birini özenle değerlendirmiş olan bir proje GDOL Digital TalkFest’12. DOL, Concept Central ve Project House’tan oluşan kalabalık bir ekip olarak 2013’te GDOL’un 1. yaşını kutlamak için sabırsızlanıyoruz! J</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/generation-do-it-onliners-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marketing Teknolojist &#8211; Part 1</title>
		<link>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/marketing-teknolojist-part-1/</link>
		<comments>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/marketing-teknolojist-part-1/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 08:11:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alperbayrakli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://smj.ph.com.tr/blog/?p=3814</guid>
		<description><![CDATA[Global trendler ile beraber yazılım ekibinin organizasyon yapisindaki ele alınışı da değişmek zorunda. Yazılım ekibinin ürettiği teknolojiler pazarlama dünyasını dijitale yönlendiriyor. Artık bir çok yerde marketing technologist uzmanlarınlarından bahsediliyor. Değişen pazarlama kuralları ile yazılım teknolojileri iç içe girmeye ve yeni bir konsepte dönüşmeye devam ediyor. Klasik yazılım ekipleri içe dönük ve iletişime kapalı, oluşan ihtiyacı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/marketin-tech.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-3815" title="marketin tech" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/04/marketin-tech-300x192.png" alt="" width="300" height="192" /></a>Global trendler ile beraber yazılım ekibinin organizasyon yapisindaki ele alınışı da değişmek zorunda. Yazılım ekibinin ürettiği teknolojiler pazarlama dünyasını dijitale yönlendiriyor. Artık bir çok yerde marketing technologist uzmanlarınlarından bahsediliyor.</p>
<p>Değişen pazarlama kuralları ile yazılım teknolojileri iç içe girmeye ve yeni bir konsepte dönüşmeye devam ediyor. Klasik yazılım ekipleri içe dönük ve iletişime kapalı, oluşan ihtiyacı karşılamak için gereken çevikliği göster(e)meyen ve müşteri ile doğrudan iletişimi olmadığı için ihtiyacın/sorunun nedenlerine dair tam hakimiyetinin olmadığı söyleyebiliriz. Pazarlama profesyonelleri için de yazılım ekibinin işlettiği süreçlere yabancı olmak, müşteri/marka tarafındaki ihtiyacın normalize edilemediği zamanlarda yazılım ekibinin ayağa kaldırmaya çalıştığı teknik mimariyi sürekli değişime zorlamak, uygulama entegrasyonları konusunu önemsenmediği için yazılım ekibinin ürün ve ürün sonrasında elde edilecek veriye dair kaygıları anlayamamaktadır. Doğal bir sonuç olarak ortay çıkan departmanlar arasındaki iletişim çatışmaları zamanla departmanlar arasında büyük yangınlar çıkarmaktadır.</p>
<p>Pazarlama profesyonelleri veya müşteri ile aynı dili konuşamazsanız bu tip sorunlar ile karşılaşmanız olasıdır. Günün sonunda ortak motivasyonu taşımasanız da ortaya çıkan ürünün ortalama kalitesini yükseltebilmek için departmanların tamamı ile tam bir iletişim platformunun yaratmalısınız. Bugün bir çok marka içerisinde yazılım profesyonelleri ile pazarlama profesyonelleri arasında ciddi bir izolasyon bulunuyor. Varolan organizasyon yapıları ile bu sorunları çözmek neredeyse imkansız.</p>
<p>Departmanlar arasındaki izolasyonu ne kadar kırmayı başarabilirsek o kadar büyük bir sinerjiyi yakalamak mümkün. Mesela pazarlamada yaşanan hızlı değişimin ve günlük pazar şartlarının departmanı soktuğu zor durumu yazılım ekiplerine daha doğru anlatabildigimizde elimizdeki teknik mimarinin daha doğru yönlere yapılandırılması soz konusu olur.</p>
<p>Senaryolaştırmak gerekirse pazarlama vizyonu markanın sosyal platformda, mobil alanlarda olmasını gerektirebilir. Gerek bütçe olarak gerekse iletişim açısından mobil site, iPhone uygulaması, Facebook sayfası/uygulaması tamamen bağımsız projeler olmakla beraber ayrı zaman dilimlerinde ele alınabilir. Teknik birimler ile bu vizyon paylaşıldığı takdirde doğru operasyonda akışlar iceriğin tek bir lokasyondan eş zamanlı, daha dogru gerçekleşmesini sağlayabiliriz. Doğru içeriğin doğru onay mekanizmalarından en az sürede geçmesini sağlar. Aslında tüm ekranlarda bir kaç saat içinde aynı içeriği paylaşmanız departmanlar arasındaki sinerjiyi yükselttiğiniz zaman ekiplerin gerçek katma değerlerini görmeniz sayesinde olur.</p>
<p>Her departmanın kendi katma degerini gösterebilmek için rastlantılar karşılaşmaları arttırmak, çalışma alanlarının yeniden yerleşimi, doğru organizasyon yapısını kurmak gerekebilir. Aslında karşılıklı diyaloğun toplantı odalarının dışında kahve sohbetleri haline getirebilmek bile bir çok güzel sürpriz doğuracaktır. Yazılım ekipleri tüm dünyada farklı organizasyon yapıları ile yönetilmeye başlandı bile. Dünyada gerek raporlanan kisiler, gerekse fiziksel lokasyonları bile tartışılıyor, uygulanıyor. Model önerilerini gelecek yazıda ele almaya çalışacağım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/04/marketing-teknolojist-part-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Markaların Zaman Tüneli ile Yolculuğu</title>
		<link>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/03/markalarin-zaman-tuneli-ile-yolculugu/</link>
		<comments>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/03/markalarin-zaman-tuneli-ile-yolculugu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2012 20:43:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aslı Sübaşı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[premium offer]]></category>
		<category><![CDATA[reach generator]]></category>
		<category><![CDATA[timeline]]></category>
		<category><![CDATA[timeline for brands]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://smj.ph.com.tr/blog/?p=3787</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen fMC (Facebook Marketing Conference) ile Facebook üzerinde hayata geçecek pek çok yenilikten bahsedildi. Bu yeniliklerin merkezinde ise markalar bulunmakta. Artık markalar seslerini daha çok duyurabilecek, dilediği kitleye daha net hitap edebilecek ve kullanıcıları ile bire bir iletişime geçebilecek kadar kullanıcılarına yakın olacaklar. Markalar Tarih Yazıyor&#8230; 30 Mart itibariyle kullanıma otomatik olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen fMC (Facebook Marketing Conference) ile Facebook üzerinde hayata geçecek pek çok yenilikten bahsedildi. Bu yeniliklerin merkezinde ise markalar bulunmakta. Artık markalar seslerini daha çok duyurabilecek, dilediği kitleye daha net hitap edebilecek ve kullanıcıları ile bire bir iletişime geçebilecek kadar kullanıcılarına yakın olacaklar.<strong></strong></p>
<p><strong><a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/03/markalar.png"><img class="alignleft size-full wp-image-3788" title="markalar" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/03/markalar.png" alt="" width="278" height="349" /></a>Markalar Tarih Yazıyor&#8230;</strong></p>
<p>30 Mart itibariyle kullanıma otomatik olarak geçecek olan Zaman Tüneli görünümü sayesinde, markalar artık  kendi hikayelerini, kendi kilometre taşlarını dijital olarak fotoğraflar, içerikler ve daha pek çok özellik aracılığıyla anlatabilecek. Görsel iletişimin daha fazla göz önünde olacağı bu yeni görünüm sayesinde markalar, kullanıcıları ile yakınlaşacak.</p>
<p>Profil fotoğrafından, karşılama sayfasına, içerik girişlerinden, uygulama ve sekmelere kadar bütünüyle sayfanın duruşunu değiştirecek olan bu yeni görünüm sayesinde, markalar kendi içeriklerinin önceliğini belirleyebilecekler.</p>
<p>Kapak fotoğrafları sayesinde kullanıcı etkileşiminde %80 cıvarında artış sağlanabileceği ise konuşulanlar arasında.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bunun yanında, sayfadaki içeriklerin görünüm önceliğini de belirleyebilmek mümkün.</p>
<p>‘Pinned Post’ adı verilen yeni özellik sayesinde işaretlenen içerikler 7 gün sayfanın en üstünde kalabilecek şekilde ayarlanabildiği gibi, bazı içerikler de diğerlerinden daha büyük gösterilerek, etkileşim artışı sağlanması hedeflenmekte. İçerikler ile ilgili bir diğer yenilik ise, arkadaşlarınızın markalar hakkında kendi duvarlarında yayınladıkları içerikleri, sizin de markanızın kendi sayfasının duvarında görebilmeniz. Bu şekilde markanız ile etkileşime girmiş takipçilerinizi de görebilmeniz mümkün.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> “Hoşgeldin” Diyen Yok.</strong></p>
<p>Marka sayfaları için artık bir karşılama sekmesi (Landing Tab) bulunmuyor. Bunun yerine sayfayı beğenen kullanıcılar doğrudan sayfa ile karşılaşacak. Bu noktada da marka sayfalarının kapak fotoğrafları hayli önemli bir konumda olacak.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sayfa Yöneticileri De Düşünülmüş</strong></p>
<p>Tabi ki yenilikler yalnızca görünüm ile sınırlı değil. Facebook, fMC’de güncellediği fonksiyonlarından da bahsetti. Marka sayfalarının yöneticileri artık sayfada olan etkinlikleri çok daha kolay ve hızlı takip edebilecekleri bir panele sahip olacaklar. Sayfa yöneticileri, sayfaya gelen beğenileri ve bildirileri  görebilecekler. Bunun yanında uzun zamandır beklenen ve marka sayfalarını yönetmek açısından da büyük kolaylık sağlayacak olan “Mesaj” özelliği de yenilikler arasında. Bu özellik sayesinde marka sayfaları kullanıcılara mesaj atabilecek ve kullanıcılardan gelecek mesajları da yönetici panelinden yönetebilecekler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Strateji Belirleyen İstatistikler</strong></p>
<p>Facebook istatistiklerinde ise kısa dönemli veriler değil, uzun dönemde markaların kendi stratejilerini belirleyebilmeleri için gerekli bilgiler vermeye yönelik yenilikler yapılmış. Yaş grupları, şehir demografikleri ve daha pek çok yeni istatistik sayesinde markaların kullanıcıları ile daha tutarlı ve daha yakın bir iletişim içinde bulunmasına katkı sağlanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Facebook Premium Offers? </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><br />
<a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/03/premium.png"><img class="size-full wp-image-3789 aligncenter" title="premium" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/03/premium.png" alt="" width="527" height="369" /></a><br />
</strong></p>
<p>Bütün bunların yanında medya tarafında gerçekleşen en önemli değişiklik olarak da <strong>Facebook Premium Offers </strong>hayatımıza girdi. Bunu Twitter’ın “Sponsorlu Tweetleri”nin Facebok versiyonu gibi düşünebilirsiniz. Premium reklamları yeniden konumlandıran Facebook, markaların kendi sayfalarında yayınladıkları bir içeriğin başarılı olması halinde, Premium Offer olarak bu postları kullanıcıların Facebook haber akışlarında, ana sayfanın sağındaki reklam akışlarında ve log-out ekranında göstererek dağılımını arttırıyor.  Bu sayede markanızın içeriği daha çok kullanıcıya, daha etkili bir şekilde ulaşıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Reach Generator ile</strong></p>
<p style="text-align: center;"> <a href="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/03/reach-generator.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-3790" title="reach generator" src="http://smj.ph.com.tr/blog/wp-content/uploads/2012/03/reach-generator.png" alt="" width="496" height="299" /></a></p>
<p>Markalara müjdelenen diğer bir özellik ise Reach Generator. Bir süredir Ben &amp; Jerry’s in denemelerini yaptığı bu özellik sayesinde Facebook, marka kullanıcılarının %75’inin bir aylık süre içerisinde markanın sponsorlu içeriğini göreceğini taahhüt  ediyor.  <strong></strong></p>
<p>Bakalım önümüzdeki günlerde markalar Facebook’un bu yeni düzenine nasıl ayak uyduracaklar&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://smj.ph.com.tr/blog/2012/03/markalarin-zaman-tuneli-ile-yolculugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

